ÇAYLAK İLE FİLOZOF

YAZAR: ÖZKAN ÖZE

YAYINEVİ: UĞUR BÖCEĞİ YAYINLARI

SAYFA SAYISI: 127

Yazar Hakkında

1974 Adapazarı doğumludur. Lise son sınıfta Zafer Dergisi’nde çalışmaya başladı. Uğur böceği ve Zafer Yayınları’nın editörlüğünü yaptı. Eserleri bir çok dile çevrilen yazarın Tarık Uslu ismiyle 30 yakın kitabı yayınlanmıştır.

Kitap İncelemesi

Filozofla tanışmadan önce herkesin Aylak olarak bildiği çaylak tamda işe yaramaz bir aylaktı. Ona aylak diyenleri yalancı çıkarmamak için elinden geleni yapıyordu üstelik. Peki aylak olmak için ne yapılması gerekti? Aslında bu çok zor bir şey değildi yapılması gereken tek şey, yapılması gerekenleri yapmamak.

Çaylak bir aylak olduğunu düşünmüyordu aslına bakarsanız. Filozof aylak olduğunu düşünmüyorsan ne olduğunu düşünüyorsun diye sordu. Hiç düşünmemişti. Kimse ne olduğunu düşünmez. Çünkü herkes ne olduğunu bilirdi. İnsanlar bildikleri şeyleri düşünmezdi.

Filozof Çaylak’a kimsenin aylak demesini istemiyordu artık. Kim olduğunu bilmesini ve kendine yakışan yeri bulmasını istiyordu. Bunun için bir çok hikaye anlattı Çaylak’a. O artık bir aylak değil Çaylak’tı.

Sana Prokrustes’in Karyolası’nı anlatayım dedi Filozof.

Prokrustes Antik Yunan Masalları’nda bol miktarda bulunan mitolojik canavarlardan bir canavar, psikopat ve bir canidir. Atina’ya giden yol üzerinde babadan kalma bir mekan işletir. Gözüne kestirdiklerini evinde misafir eder, yedirir, içirir ve yatıya kalmalarını sağlar. Sonra o misafiri paslı karyolasına yatırır. Bu karyola Prokrustes’in boyuna göredir. Eğer misafir kısa boyluysa canavar onu kollarından çeke çeke uzatarak karyolanın boyuna getirir. Eğer misafir uzun boylu ise ozaman da yataktan taşan kısımları keser adamı kısaltır. Bazen de uzunlardan kestiği parçaları çekerek uzatamadığı kısalara diker. Prokrustes’in yatağı insanları zorla kendi istediği şekle sokmaga çalışanların metamorfozudur. Yani kişilere yada toplumlara hatta bir bütün nesle aynı bakış açısını, aynı düşünme daha doğrusu düşünmeme biçimini, zorla kabul ettirmenin, başka türlü fikir ğretmeye izin vermemenin, herkesi birbirine benzetmeye, onlar gibi düşünmeye, onlar gibi inanmaya, hatta onlar givi giyinmeye zorlamanın antik çağlardan günümüze kadar gelmiş simgesidir.

Hikayesini sonlandırarak bana bak Çaylak dedi Filozof eğer su yıldızların altında, sana verilen değeri bilmez ve olman gereken yeri bulmazsan, kimsenin seni ensenden tutup sürükleye sürükleye Prokrustes’in paslı karyolasına yatırmasına gerek kalmaz. Çünkü o yatağa güle oynaya zaten kendin yatarsın. Sana ne halt ettiğini soran olursa da onlara neden şaşırıyorsunuz? Herkes böyle yapıyor çünkü bu bir MODA diye cevap verirsin.

Filozof Çaylak’ın kim olduğunu bulması için günlerce örneklerni sürdürdü. Sorgulayan, ayakları yere sağlam basan bir birey olmanın toplumdaki yerini belirleyebilmedeki önemine yönelik bıkmadan usanmadan ve onu asla sıkmadan hikayaler anlattı. Peki ya kimdi bu filozof? Çaylağın nesi oluyordu?

Yazar felsefeyi Allah’la desteklemiş ve kim olduğumuzu bulabilmemiz için kapı aralamış. Ben anlatımını örneklendirmelerini çok severek okudum. Okurken derin düşüncelere dalmamak, kendinizi, hayatınızı sorgulamamak elde değil. Çocuklar için de harika bir felsefeye giriş kitabı olduğuna inanıyor kütüphaneniz için kesinlikle öneride bulunuyorum.

Kitaptan Alıntılar

İnsanlar bildikleri şeyleri değil, genellikle bildiklerini zannettikleri şeyleri düşünme gereği duymazlar.

Sayfa 12

Eğer kim olduğuna dair gerçekten sağlam bir cevabın yoksa, başkalarının eline tutuşturduğu cevaplarla yetinirsin.

Sayfa 16

Kendimi mutlu hissetmediğim günlerde, benden neşeli şarkılar söylememi beklediler. İçimde mutluluktan ve heyecandan sarı kelebekler uçuşurken, oturup bir köşede sicim gibi gözyaşları dökmemi istediler…
Ne hissettiğimin onlar için hiç bir önemi yoktu çünkü. NE HİSSETMEM GEREKTİĞİNİ BİLE ÖĞRETMEYE ÇALIŞTILAR.

Sayfa 18

BEN BİR FİLOZOF DEĞİLİM, BEN BİR KRAL DA DEĞİLİM. BEN NEYSEM OYUM! BELKİ DAHA İYİ BİRİ OLMAK İSTİYORUM. AMA DAHA İYİ DE OLSA, BİR BAŞKASI OLMAK İSTEMİYORUM. ÇÜNKÜ BEN , BEN OLARAK YARATILMIŞ OLMAKTAN MEMNUNUM VE BEN ZATEN BİR BAŞKASIYIM.

Sayfa 37

Bu yıldızların altında senden bir tane daha yok Çaylak! Sen, sen olasın, sen olarak iyi olasın diye sen olarak yaratıldın!

Sayfa 42

Kimse senin gözlerinle gün doğumunu seyredemez Çaylak. Bunu sadece sen yapabilirsin.

Sayfa 42

Ve eğer başka biri olmak istiyorsan, çok özel ve başka biri.. O zaman kendin ol!

Sayfa 43

Zaman bir nehir gibi akıyor ve sen, ben, herkes değişiyor. Ama ne kadar değişirsek değişelim, yine herkes kendisi olarak kalıyor.

Sayfa 61

Eğer yaşadığımız hayatın bir anlamı olmasını istiyorsak “BEN KİMİM?” Sorusuna verebileceğimiz, gerçekten anlamlı bir cevabımız olmalı.

Sayfa 81


O benim düşünme özgürlüğüme ve özgür irademle tercih etme hakkıma saygı gösterirdi.

Sayfa 90

Author: zencefillikedi

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir