SUÇ VE CEZA

YAZAR: FYODOR MİHAYLOVİÇ DOSTOYEVSKİ

YAYINEVİ: TÜRKİYE İŞ BANKASI KÜLTÜR YAYINLARI

SAYFA SAYISI: 704

ORİJİNAL ADI:
 Преступление и наказание

Yazar Hakkında

1821’de yoksul bir evde doğan Rus yazar altı çocuklu bir ailenin ikinci çocuğudur. Alkolik doktor babası ve hasta annesiyle birlikte oldukça zorlu bir çocukluk geçiren yazar önce tüberkülozdan annesini daha sonrasında ise babasını kaybetti. Ardından epilepsi hastalığına yakaladı.

Petersburg’ta mühendislik eğitimi aldıktan sonra edebiyata yöneldi. Para kazanmak amaçlı Schiller ve Balzac’ı çevirdiği dönemde ilk romanı İnsancıklar’ı yazdı.

1846’da Çar’a karşı gerçekleştirdiği başarısız ayaklanmadan sonra idam cezası aldı. Sonradan kürek ve hapis cezasına çevrilen cezasını çekmek üzere Sibirya’ya gitti. Bir kaç sene sonra ilk evliliğini yaptı ve Petersburg’a döndü. Yalnızlık dönemlerinde yazdığı Ölüler Evinden Anılar’ı yazdı ve kitap Çar’a kadar gitti. Kitabı hıçkırıklar içinde okuyan Çar’la birlikte tekrardan şöhreti yakalama fırsatı oldu. Fakat şanssızlık yakasını bırakmadı kurduğu gazete yasaklandı. Eşini, abisini ve yardımcısını ölüme teslim etti.

Sıkıntılı hayatına kumar alışkanlığını da ekleyen yazar sekreteriyle ikinci evliliğini yaptı. Fakat sefalet yakasını bırakmadı. Bu sefalet dönemlerinde Suç Ve Ceza, Ecinniler romanlarını yazdı. Ardından kızının ölümüyle büyük bir sarsıntı geçirdi. 52 yaşında Rusya’ya döndüğünde en derin romanı Karamozov Kardeşler’ i yazdı. 1881 yılının ocak ayında evinin çatı aralığında ölü bulundu. Cenazesinde onu sonsuz yolculuğuna uğurlamak üzere otuz bin kişi bulundu.

Kitap İncelemesi

Petesburg’da ailesinin kısıtlı yardımıyla hukuk eğitimi alan Raskolnikov düştüğü maddi sıkıntı derdine bir de tefeci katmış hayatını çıkmaza sürüklemiştir. Elinde avucunda ne varsa tefeci kadına veren Raskolnikov yaptığı planlar doğrultusunda tefeci kadını ve kardeşini topluma da faydası olacağını düşünerek öldürür ve mücevherlerini çalar. Çaldığı mücevherleri kayalıklara gömen Raskolnikov için pişmanlık dolu günler başlar.

Raskolnikov maddi sıkıntıdan kurtulma ümidiyle işlediği cinayetin onu refaha kavuşturacağını sanarken kendini iyice sıkıntıya sokmuştur. Aylardır ödeyemediği kira yüzünden evine gelen polisin cinayet için geldiğini düşünerek sorgu sırasında baygınlık geçirir ve dikkatleri üzerine çeker. Stres ve tedirginlik içeren günler geçiren Raskolnikov’un hayatı artık buhranla geçmektedir. Her ne kadar tefeci kadının bu dünyada yaşamaya hakkının olmadığını onu öldürerek adaleti sağladığını düşünsede tedirginlik peşini bırakmayacak sonunda bu stres onu hasta edecektir. Üstelik bu bunalımla Sonya adlı ailesinin geçimini sağlamak için fahişelik yapan genç kadına aşık olmuştur. Yaşadığı pskikolojik dengesizliklerin herkes tarafından farkedilmesi üzerine cinayetin emin olunmamakla birlikte baş zanlısı olmuştur.

Raskolnikov komiser Porfiry Petroviç’in sıkıştırmaları ve Sonya’nın vicdan azabından kurtulması için itirafta bulunması gerektiğini söylemesi üzerine teslim olur.

Sibirya’ya sürgün edilen Raskolnikov iyi hali ve çaldığı mücevherleri kullanmadığı gerekçesiyle sekiz yıl kürek cezasına çarptırılır. Sonya her gün onu ziyaret eder ve hayata dönmesine yardımcı olur. Raskolnikov bağışlanmak için tanrıya yalvararak yeniden yaşama devam edecektir.

Kitabı okuduktan sonra Dostoyevski’nin Raskolnikov karakteriyle adaletin simgesi haline gelen baltayı, hayatımın bir çok yerinde kullanmak istiyor kendini yetiştirme çabası göstermeyen, kötülüğü ilke edinmiş her insana, yargı dağıtma çabasında bulunma zorunluluğu hissediyorum. Yazarın güçlü betimlemeleriyle geçireceğiniz buhranlar eminim ki size de o baltayı kullanma zorunluluğu hissettirecek. Dostoyevski’nin kaleminin gücüne en çok Suç ve Ceza’yı okuyarak şahit olacağınızı düşünerek mutlaka okuma listenize eklemeniz için öneride bulunuyorum.

Kitaptan Alıntılar

Her şeyi anlıyorum ve bu beni öldürecek.

Sayfa 9

İnsanoğlu denen aşağılık yaratığın alışamayacağı hiçbir şey yok galiba!

Sayfa 32

Başkalarına saygı duymazsanız kendi kendinize kırılırsınız.

Sayfa 164

Burada insanın ağırına giden ne biliyor musun? Onların yalan söylemeleri değil; yalan her zaman bağışlanabilir; tatlı bir şeydir çünkü yalan, insanı önünde sonunda gerçeğe götürür. Burada insanın ağırına giden şey, onların yalan söylemeleri değil, söyledikleri yalana kendilerinin de inanmaları..

Sayfa 165

Tutku, işe karşı duyulan coşkuyu ve o işin içinde bulunduğu, ama o işe uygun olmayan koşulların varlığını kanıtlayan bir olgudur.

Sayfa 181


Hepiniz birer gevezeden ve farfaracıdan başka bir şey değilsiniz! Küçücük bir acınız olsa,on paralık yumurtası için ortalığı birbirine katan tavuklara dönersiniz!

Sayfa 207

Kendine ait bir yalan, başkalarına ait gerçekleri tekrarlamaktan belki de daha iyidir.

Sayfa 249

İnsan bazen öyle bir sınıra gelir ki,onu aşamaz mutsuz olur; aşar bu kez daha mutsuz olur!..

Sayfa 281

Acı ve üzüntü, engin bir bilinç ve derin bir yürek için her zaman zorunludur.

Sayfa 330

İktidar, ancak eğilip onu almak cesaretini gösterenlere verilir…

Sayfa 523

Author: zencefillikedi

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir