SANA GÜL BAHÇESİ VADETMEDİM

YAZAR: JOANNE GREENBERG

YAYINEVİ: METİS

ORİJİNAL ADI: I NEVER PROMİSED YOU A ROSE GARDEN

SAYFA SAYISI: 282

Yazar Hakkında

1932 New York doğumlu yazar eserlerinde bir süre Hannah Green takma adını kullanmıştır. Genç yaşta geçirdiği akıl hastalığı deneyimini aktardığı Sana Gül Bahçesi Vadetmedim bir çok ülkede yayınlanmış ve tartışmalara neden olmuştur.

Kitap İncelemesi

Deborah kendi hayalinde yarattığı YR dünyasında kendi yarattığı dil ile iletişim kuran ve ara dünya olarak tanımladığı koro ve gerçek dünyası arasında sıkışıp kalmış 16 yaşında şizofreni hastası genç bir kızdır.

Ailesi tarafından akıl hastanesine yatırılmış, doktor Fried ile gerçek hayata zamanla yaklaşacaktır. Tecrit odasındaki günlerine sebep olan intihar girişimi hastalığının en ağır evresinde Deborah’ı oldukça hırpalamıştır. Soğuk ıslak çarşaflar ve uygulanan buz tedavileriyle kontrol altına alınan hastalığı sırasında koğuşta bir çok insanla yakınlaşmış ve hastalığının temelinin sebeplerini bulabilme olanağı sağlanmıştır. Büyük babasının baskıları, geçirdiği beyin tümörü ameliyatı ve yahudilere yapılan baskılardan etkilenmesi şizofreniyi tetiklemiştir.

Doktorunun desteğiyle Deborah hayali dünyası Yr ve ara dünyadan vazgeçebilecek mi?

Kendini kapattığı dünyasında hayatta kalma savaşı veren Deborah kimlik edinebilme adına verdiğimiz savaşın ve toplum baskısına karşı hayatta yer edinebilme çabalarını hatırlattı bana. Olayların bu denli gerçek işlenmesinin sebebinin yazarın kendi yaşadığı psikolojik rahatsızlıkları dile getirebilmesi olduğunu öğrendiğimde şanslı olmayanların bu dünyada ne zorluklar çektiğine dair empati kurmaya çalıştım. Geçirdiği ameliyat, büyük baba baskısı ve Yahudi olması nedeniyle dışlanmaya karşı daha fazla dayanamayıp kendi dünyasına sığınan Deborah’a hak vermekle birlikte hayata geri dönmesine şahit olmak psikolojik olarak yıpratan günümüz dünyasıyla savaşabilmek adına güzel ve güç veren bir örnek.

Kitaptan Alıntılar

   Nedenler, hepsini aynı anda, hatta oldukları biçimde göremeyeceğimiz kadar büyük olabilir

Sayfa 39

Tıpkı her yerde olduğu gibi, burada da saldırganlar saldırıya uğrayanlardan üstün tutuluyordu.

Sayfa 72

Bütün hasta insanların hastanelerde olduğunu mu sanıyorsun sen? 

Sayfa 103

Adalet uygulanmıyorsa, namussuzluk örtbas ediliyorsa ve inançlarını koruyan insanlar acı çekiyorsa sizin gerçekliğiniz ne işe yarıyor peki? 

Sayfa 115

Sana hiçbir zaman gül bahçesi vadetmedim ben. Hiçbir zaman kusursuz bir adalet vadetmedim. Ve hiç bir zaman huzur ya da mutluluk vadetmedim. Sana ancak bunlarla savaşma özgürlüğüne kavuşmanda yardımcı olabilirim. Sana sunduğum tek gerçeklik savaşım. Ve sağlıklı olmak, gücünün yettiği kadarıyla, bu savaşımı kabul edip etmemekte özgür olmak demektir. 

Sayfa 115

Tanrım, işkencelerini çok kurnazca yapıyorlar!
İpleri bağlamalarını mı kastediyorsun? diye sordu Sylvia.
Umudu kastediyorum!

Sayfa 148

Vazgeçmiş değilim;yanlızca yorgunum, o kadar.. 

Sayfa 166


Ben kendimi terkedemeyeceğime göre, savaşı terkediyorum…

Sayfa 200

Ama bu kez, terazinin dünya erdemlerini taşıyan kefesine yeni bir şey katılmıştı – Umuttu bu, o küçük, küçücük Belki’ydi. 

Sayfa 232

Yaşamak savaşmak demektir.

Sayfa 244

Çölde doğup büyümüş bir insana, daha görmediği nice bereketli, verimli, olağanüstü derecede güzel topraklar olduğu nasıl anlatılabilirdi?

Sayfa 265

Author: zencefillikedi

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir