SATRANÇ

YAZAR: STEFAN ZWEİG

YAYINEVİ: TÜRKİYE İŞ BANKASI KÜLTÜR YAYINLARI

SAYFA SAYISI:77

KİTABIN ORİJİNAL ADI: SCHACHNOVELLES

Yazar Hakkında

1881 yılında Viyana’ da dünyaya gelen yazar çok küçük yaşlarda edebiyat üzerine eğitim almaya başladı. Viyana ve Berlin Üniversitelerinde Felsefe eğitimi aldı. 

1914’te orduya katıldı ve Viyana’ da Savaş Arşivi’nde memurluk yaptı. Başlarda savaşı desteklese de cephede gördükleri karşısında savaşın vahşetini anladı.  Babil Kulesi ve Zorlama adlı yazılarıyla savaşa karşı tutumunu net bir şekilde belirtti.

Nasyonel Sosyalizm adlı akımla annesi tarafından yahudi olan Zweig kara listeye alındı ve meydanlarda kitapları yakıldı. Londra’ ya sürüldü. Tüm olanlara karşı tutumunu değiştirmeden yazmaya devam etti.

Doğduğu topraklardan ayrılan ve bir çok acıya şahit olan yazarı yaşadıkları sonsuz ve dinmek bilmeyen bir acıya sürüklemişti. Bir çok katliama göz yuman dünyaya sadece kalemiyle karşı durarak hayatta kalmaya çalışmıştı. Ne yazık ki hassas kalbi daha fazlasına dayamadı ve bu dünyanın acılarını geride bırakarak karısıyla birlikte ilaç içip hayata veda ettiler.

Kitap İncelemesi

Dr. B avukatlık yaptığı yıllarda hükümete karşı gizli işler yaptığı gerekçesiyle tutuklanır. Normal tutukluluk hayatının aksine hücre cezasına mahkum olur. Zamanla yer zaman kavramını kaybeden Dr. B sorgu odasında bulduğu kitabı çalar. Beyin fonksiyonlarının zayıfladığı zamanda psikolojik sağlığını kaybetmek üzereyken bulduğu satranç kitabı başlarda hayal kırıklığı yaşatsa da sonraları ekmek içinden yaptığı taşları ve kareli yatak örtüsü onun için bulunmaz bir aktiviteye dönüşmüştür. Zamanla tahta ve taşlar olmadan zihninden oynadığı satrancı kendine karşı kaybetmesine bile sinirlenir hale gelir.

Dr. B’ nin hayatı New York’tan Buenos Aires’e giden gemide dünya satranç şampiyonu Mirka Czentovic ile kesişir. Czentovic tüm gemiye karşı oynadığı satranç oyununda Dr. B’nin hamlesiyle berabere kalır. Yapılan ısrarlar sonrasında Czentovic ile tek el oynamaya, bir daha satranç oynamamaya söz vermiş olmasına rağmen razı olur.

Kitaptan Alıntılar

Cehalet, bütün alanlarda ortak olmak üzere evrenseldi.

İnsan kendisini ne kadar sınırlarsa o kadar yakınlaşır sonsuzluğa; bilhassa da dünyaya sırt çevirmiş gibi görünen insanlar, kendilerine has maddelerle termitler misali tuhaf ve kesinlikle eşsiz bir dünya maketi inşa ederler. 

Düşüncelerimin hiç sonu gelmiyordu, bunun nedeni de yalnızlığın bana çektirdiği o haince işkenceydi.

“Savunmak yerine bütün gücünüzle saldırın!

İnsan bekler, bekler, bekler, şakakları zonklayana denk düşünür, düşünür, düşünür. Hiçbir şey olmaz. İnsan yalnız kalır.

Ancak her ne kadar maddeye bağlı değil gibi görünseler de, düşünceler bile bir dayanağa gereksinim duyarlar, aksi durumda öteye beriye çark etmeye ve anlamsız bir şekilde kendi etraflarında dönmeye başlarlar; düşünceler de hiçliği kaldıramaz.

Hiçbir şey yapılmadı bize, yalnızca mükemmel bir hiçliğin içerisine koydular, çünkü malum, dünya üzerinde hiçbir şey insan ruhuna hiçlik kadar baskı yapamaz.

Dünyada, boşluğa bırakılmışlık ve terkedilmişlik kadar insan ruhuna baskı yapan başka bir şey yoktur.


Bana gülümsedi, evet gülümsedi, demek iyilikle gülümseyebilen insanlar vardı hala.

Author: zencefillikedi

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir