VAR OLMANIN DAYANILMAZ AĞIRLIĞI AFORİZMALAR

YAYINEVİ: ZEPLİN

SAYFA SAYISI:128

ALINTILAR

Büyük anlardan büyük fırsatlar doğar

Sayfa 11

Fikrimi çalmaları mühim değil… Asıl mühim olan kendi fikirlerinin olmaması.

Sayfa 13

Bilim nihai olarak insanlığın iyiliğini amaçlamadığı müddetçe kendisine ters düşer.

Sayfa 16

Nefretiniz elektriğe dönüştürülebilseydi bütün dünyayı aydınlatmaya yeterdi.

Sayfa 17

Doğal yatkınlıkları kuvvetli bir arzuya dönüştüğünde, insan amacına doğru kanatlı çizmelerle yol alır.

Sayfa 17

Medeniyetin yayılması yangının yayılmasına benzetilebilir. Önce bir kıvılcım çıkar, sonra alev halini alır, derken tüm gücü ve hızıyla ateş sarar her yanı.

Sayfa 20

Kadınlar önce eşitliklerini sonra da üstünlüklerini erkekleri fiziksel olarak taklit etme yoluyla değil, kadın zihninin uyanışıyla ortaya koyacaklar.

Sayfa 21

Hayatımda başarılı olmamın tek yolu disiplinden geçiyordu. Ben de arzularımla iradem bir olana kadar kendi üstümde disiplin uyguladım.

Sayfa 22

Hayat çözülmesi mümkün olmayan bir denklemdir ve öyle kalacaktır; ancak bu denklemde bazı unsurlar bilinmektedir.

Sayfa 23

Dünyanın ne düşündüğü beni ilgilendirmiyor. Ömrüm boyunca, asıl ben öldükten sonra söylenecek olanlara kıymet verdim.

Sayfa 26

Erdemlerimizle kusurlarımız birbirlerinden ayrılamazlar; tıpkı kuvvetle madde gibi. Ayrıldıklarında insan diye bir şey kalmaz.

Sayfa 26

Hep yeni heyecanlara açızdır ama çok geçmeden onları kanıksar ve kayıtsız kalırız. Dünün mucizeleri bugünün sıradan olaylarıdır.

Sayfa 28

Bir fikrin başarısı, özünde var olan değerden ziyade çağdaşlarının tutumuna bağlıdır. Zamanlıysa hemen uygulamaya geçilir, zamansızsa, güneşin sıcağına aldanıp topraktan baş veren bir filiz gibi, bastıran donla büyümeden ölür.

Sayfa 40

İnsanlar birbirlerini öldürmek gibi vahşi eylemleri sürdürdükleri müddetçe gelişimin önü kapalıdır. Savaşlara karşı duyduğum köklü nefret bana, huzuru ve barışı korumak için çok uğraşmış, hikmet sahibi bir insan olan babamdan geçmiştir.

SayFa 41

Yıkmak için inşa ediyoruz. Çalışmalarımızla kaynaklarımızın çoğu insafsızca heba ediliyor. İlerleyişimizi tahribatla damgalıyoruz. Gözümüzün gördüğü her yerde zaman, emek ve yaşam kaybı var. Sevimsiz bir manzara; ama gerçek bu.

Sayfa 42

Duyularımız, dış dünyanın yalnızca küçük bir bölümünü algılamamızı sağlar. Ancak belli bir mesafe kadar işitebiliriz. Birbirimizi anlayabilmek için duygusal algılarımızın ötesine ulaşmalıyız. Zekamızı iletebilmeli, malzemeleri taşıyabilmeli ve varlığımız için elzem enerjileri nakledebilmeliyiz.

Sayfa 48

Daha çok bildiğimizde cehaletimizin daha da arttığını söylemek ne kadar çelişkili dursa da doğrudur. Çünkü ancak aydınlanma yoluyla sınırlarımızın farkına varırız. Entellektüel gelişimin en memnuniyet verici sonuçlarından biri, yeni ve daha büyük ihtimallere kapı açmasıdır.

Sayfa 50

İnsan dişisinin cinsiyet eşitliği mücadelesi, kadının daha üstün olduğu bir cinsiyet düzeniyle son bulacaktır. Yalnızca yüzeysel olgularla kendi cinsiyetinin gelişimini sezebilen modern kadın aslında insan ırkının bağrında şekillenen daha derin, daha kuvvetli bir şeyin tecelli edişidir.

Sayfa 51

Düşünceler baş döndürücü doruklar gibidir. Önce seni rahatsız ederler; bir an aşağı inmek istersin, kendi gücüne güvenemezsin. Ama sonra hayatın karmaşasından uzakta olduğundan ve bulunduğun irtifanın ilham verici etkileriyle sakinleşirsin, adımların kararlı ve sağlam bir hal alır ve sonra daha da baş döndürücü dorukları aramaya başlarsın.

Sayfa 60

İnsan bütün enerjisini tek bir işe odaklamalı, tüm benliğiyle tek bir gerçeği idrak etmeli; işte o zaman, kutsal ateş onu kavursa bile kendisinden daha az yetenekli milyonlarca kişi peşinden gelecektir. Başarmak için çok az bir şansı olsa bile gece gündüz yılmadan çalışılmalı. Gelişimin büyüklüğünü belirleyen işin niceliği değil niteliğidir.

Sayfa 64

Dar görüşlü, kıskanç bireylere, çabalarımı gölgede bırakma zevkini yaşatmak istemiyorum. Bu adamlar benim için pis birer mikroptan farksızlar.

Sayfa 72

Şu anda istediğimiz, dünya üstündeki diğer şahıslar ve toplumlarla daha yakın bir temas, daha iyi bir iletişim kurmak ve dünyayı ilkel barbarlıklarla ihtilafın içine sokan, milli egoizim ve gurura olan fanatik bağlılığın bertaraf edilmesidir…

Sayfa 77

İnsan yaşamını asla tam anlamıyla kavrayamayacak olsak bile bir devinimden ibaret olduğunu kesin olarak biliyoruz.

Sayfa 83

Herkes bedenini, her şeyden çok sevdiği birbirinden aldığı paha biçilmez bir hediye olarak görmelidir. Güzelliği tarifsiz, fevkalade bir sanat eseri ve insan zekasının ötesinde bir gizemdir beden. Öyle narindir ki tek bir söz, tek bir nefes, bir bakış; hatta bir düşünce bile incitebilir onu. Hastalığın ve ölümün kaynağı pislik, yıkıcı olmakla kalmayıp ahlaksız da bir alışkanlıktır.

Sayfa 85

Ben bir ışığın parçasıyım ve bu müziktir. Işık, altı duyumu da doldurur: onu görürüm, duyarım, hissederim, koklarım, ona dokunur ve onu düşünürüm.

Sayfa 86

Her şeyin telafisinin olacağına inancım sağlam. Gerçek ödüller daima verilen emek ve yapılan fedakarlıklarla orantılıdır.

Sayfa 101

Tarihin başlangıcından bu yana gerçekleşen bu en büyük savaştan ( 2. Dünya Savaşı) yeni bir dünya doğmalıdır; insanlığın fedakarlıklarını haklı çıkaracak bir dünya.

Sayfa 105

Bireyler arasındaki kavgalar, tıpkı devletlerle milletlerin arasındakiler gibi, kelimenin en geniş anlamıyla, daima yanlış anlaşmalardan; bir başkasının görüş açısını takdir etme kabiliyetsizliğinden kaynaklanır.

Sayfa 116

Author: zencefillikedi

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir