KORKU

YAZAR: Stefan Zweig

ORİJİNAL ADI : Angst

YAYINEVİ :Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları

SAYFA SAYISI: 70

Yazar Hakkında

1881 yılında Viyana’ da dünyaya gelen yazar çok küçük yaşlarda edebiyat üzerine eğitim almaya başladı. Viyana ve Berlin Üniversitelerinde Felsefe eğitimi aldı. 

1914’te orduya katıldı ve Viyana’ da Savaş Arşivi’nde memurluk yaptı. Başlarda savaşı desteklese de cephede gördükleri karşısında savaşın vahşetini anladı.  Babil Kulesi ve Zorlama adlı yazılarıyla savaşa karşı tutumunu net bir şekilde belirtti.

Nasyonel Sosyalizm adlı akımla annesi tarafından yahudi olan Zweig kara listeye alındı ve meydanlarda kitapları yakıldı. Londra’ ya sürüldü. Tüm olanlara karşı tutumunu değiştirmeden yazmaya devam etti.

Doğduğu  topraklardan ayrılan ve bir çok acıya şahit olan yazarı yaşadıkları sonsuz ve dinmek bilmeyen bir acıya sürüklemişti. Bir çok katliama göz yuman dünyaya sadece kalemiyle karşı durarak hayatta kalmaya çalışmıştı. Ne yazık ki hassas kalbi daha fazlasına dayamadı ve bu dünyanın acılarını geride bırakarak karısıyla birlikte ilaç içip hayata veda ettiler.

Kitap İncelemesi

Ireni ve Fritz sekiz yıllık evliliklerini iki çocukla taçlandırmış her türlü maddi imkana sahip oldukça sosyal bir ailedir. Ireni bu sosyalliğin monotonlaşmasından sıkılmış heyecan aramaya başladığı sırada piyanist Eduard’ la tanışır. Arkadaşlıkları ateşli bir aşka dönüşen Ireni kendini ihanetin kollarında bulur.

Bir gün sevgilisinin evinden çıkarken bir kadınla karşılaşır. Kadın Ireni’ yi sevgilisini ayartmakla suçlayıp Ireni’ nin üstüne yürü, kadından kurtulmak için eline para sıkıştırır ve oradan koşarak uzaklaşır. 

Ireni için kabus dolu günlerin başlangıcıdır artık. Sosyalliğinden eser kalmayan kendini eve kapatan ve korkunun esiri olan Ireni’ nin hali artık evdeki herkesin dikkatini çekmektedir. Üstelik tehdit dolu mektuplar almaya başlamıştır. mektuplara verebilcek parası da gittikçe tükenmektedir.

Olanların sorumlusu olarak sevgilisini gören Ireni kadını bulmak adına sevgilisine gider ve olayları anlatır. Fakat öyle bir kadını asla tanımadığını söyleyen Eduard çaresizliğinin daha da artmasına sebep olur. 

Kocasına duyduğu utançla birlikte gittikçe içine kapanan ve korkudan piskolojik sağlığını kaybeden Ireni intiharın eşiğine gelir.

Özgürlüğü kısıtlayan en büyük faktör olarak gördüğüm korku duygusunun her zaman üstüne giderek üstesinden gelmeye çalışmış olsam da suçluluk duygusunun getirdiği utanç korkusuna karşı, savunmasız olduğumu farkettirdi Zweig bana. Sıradan duyguları bile mükemmel betimlemelerle okura hissettirebilen Zweig her insanın hayatında bir kere okuması gereken bir yazar olduğunu düşündürüyor.

Kitaptan Alıntılar

Zamanın sonsuza değin üstüne yüklendiğini hissediyordu, saatler alışılmış programı belirleyemediklerinde tüm anlamlarını yitiriyorlardı.

( sayfa 21 )

Dingin varlığının birden bire çözülüp dağıldığını hissediyor, bu bezginlikle bütün hayatının mahvolduğu duygusuna kapılıyordu.

( sayfa 22 )

Birden ne olduğunu anladı, özgürleşmek isteyen, bastırılmış kahkahalar vardı içinde. 

( sayfa 23 )

Insanın ağrısı, sancısı olduğunda hiç olmazsa bağırabilirdi, ama o sürekli olarak trajik bir biçimde komedi oynamak zorundaydı. Sinirleri yay gibi gerilmişken gülümsemesi, neşeli görünmesi gerekiyordu,bu sahte neşenin ne çabalara mal olduğunu, kendine hakim olmak için hergün nasıl kahramanca bir güç harcadığını kimseler anlamıyordu.

( sayfa 41 )

İçte tutulan gözyaşları akıntılanlardan daha acıtıcıdır.

( sayfa 45 )

Ah sürekli izlenerek yaşamaktan kurtulmak, nihayet huzur bulmak, sonsuza kadar huzur bulmak, artık yüreğinin üzerinde korkunun çekicini hissetmemek!

( sayfa 58 )
  • Sizin en sevdiğiniz Zweig kitabı hangisi? Bana iletişim sayfamdan yazabilirsiniz. Kitapla kalın☺️

Author: zencefillikedi

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir